LGS’de yüzdelik dilim ve sıralama nasıl okunmalı?

Eğitimci Emre Çiğdem, LGS tercihlerinde puandan çok yüzdelik dilimin önemine dikkat çekerek geçmiş yılların verilerinin, kontenjan değişikliklerinin ve öğrencinin ihtiyaçlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

EĞİTİM - 01-11-2026 12:27

LGS sonucunda öğrencinin karşısına puan, yüzdelik dilim ve sıralama gibi birden fazla sayı çıkıyor. Eğitimci Emre Çiğdem’e göre özellikle okul tercihinde tek başına puana odaklanmak yerine yüzdelik dilimi ve önceki yıllardaki okul hareketlerini birlikte okumak daha sağlıklı bir karşılaştırma sunabilir.

Puandan ziyade yüzdelik dilime önem verilmesi gerektiğini ifade eden Çiğdem, “Basitçe öğrencinin sınava giren adaylar içindeki göreli konumunu anlamaya yardımcı olur. Örneğin yüzde 1’lik dilim, öğrencinin üst dilimde yer aldığını gösterir. Puan ise sınavın zorluğuna göre yıllar arasında daha fazla değişebilir. Bu nedenle okulun geçmiş yıllardaki yüzdelik dilimleri, farklı yılları karşılaştırırken çoğu zaman daha anlamlı bir referans verir. Yine de her yıl kontenjan ve tercih davranışı değişebileceği için tek sayı garanti değildir. Tek bir çizgi gibi değil, bir aralık gibi. Son birkaç yılda okulun yüzdelik dilimi nasıl hareket etmiş? Kontenjan değişmiş mi? Bölge veya okulun popülerliği etkilenmiş mi? Tercih listesi oluştururken yalnız “geçen yıl tam şu dilimde kapattı” yaklaşımı riskli olabilir. İstenen okullar, daha güvenli seçenekler ve alternatifler dengeli biçimde yerleştirilmelidir” dedi.

“TEK DENEMEDEN BÜYÜK SONUÇ ÇIKARMAMAYI ÖNERİYORUZ”

Hedef koyarken nelere dikkat edilmesi gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunan Çiğdem, “Öğrenci önce hedef okulların geçmiş verilerini görmeli, sonra deneme sonuçlarını yüzdelik veya sıralama yaklaşımıyla takip etmeli. Ancak 7. sınıftan itibaren her denemeyi lise yerleştirmesi gibi yorumlamak gereksiz baskı yaratabilir. Sekizinci sınıfta kapsam ve sınav benzerliği arttıkça sonuçlar daha anlamlı olur. Hedef okul, çalışma motivasyonu sağlar; öğrencinin değerini belirleyen bir etiket olmamalı. Biz sonuçları öğrencinin anlayabileceği dile çevirmeyi önemsiyoruz. “Yüzdelik düştü” demek yerine hangi branşın sonucu etkilediğini, hangi konunun tekrar ettiğini ve bir sonraki çalışma adımını konuşmak daha faydalı. Veliye de tek denemeden büyük sonuç çıkarmamayı öneriyoruz. Resmî LGS sonucu geldiğinde tercih ayrı bir süreçtir; yıl içindeki denemeler ise öğrenme kararına hizmet eder” ifadelerini kullandı.

Tercih yaparken yalnızca puana değil, öğrencinin ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir okula da odaklanılması gerektiğini ifade eden Çiğdem, “Sınavın genel zorluk dağılımı ve adayların performansı bunu etkileyebilir. Bir yıl yüksek puan çok sayıda öğrenci tarafından alınabilir, başka yıl daha düşük puan aynı göreli konumu getirebilir. Bu yüzden farklı yılları kıyaslarken puandan çok yüzdelik dilime bakılması sık önerilir. Fakat en güncel ve resmî tercih verisi her zaman öncelikli olmalıdır. Tek bir “hayal okul” etrafında bütün listeyi kurmak veya geçmiş yıl verisini kesin sınır kabul etmek. Tercih bir olasılık yönetimidir. Öğrencinin ulaşım, okul türü, hazırlık sınıfı, yabancı dil, pansiyon imkânı ve akademik ortam gibi ihtiyaçları da yüzdelik dilim kadar önemlidir. Sayı seçim kapısını açar; doğru okul kararı ise öğrencinin bütün yaşamını düşünerek verilir” şeklinde konuştu.

Günün Diğer Haberleri