2028 YKS nasıl olacak? Maarif Modeli sonrası bilinmesi gerekenler!

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile lise eğitimine başlayan öğrenciler, 2028’de ilk kez bu müfredat doğrultusunda YKS’ye girecek. Eğitimci Emre Çiğdem, sınavın ayrıntıları henüz netleşmezken öğrencilerin söylentiler yerine resmî açıklamalara ve temel öğrenme becerilerine odaklanması gerektiğini söyledi.

EĞİTİM - 24-10-2026 16:08

2028 YKS, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile lise eğitimine başlayan ilk kuşağın üniversite sınavı açısından özel bir yıl olacak. MEB ile ÖSYM, yeni müfredat doğrultusunda 2028 YKS için çalışmaların sürdüğünü 24 Nisan 2026’da resmî olarak duyurdu; ancak sınavın ayrıntılı soru yapısı henüz açıklanmış değil. MAKSİMUM VİP Akademi Kurucusu Eğitimci Emre Çiğdem, öğrencilerin belirsizliği korkuya çevirmek yerine bugün kontrol edebilecekleri öğrenme becerilerine odaklanması gerektiğini söyledi.

“AÇIKLANMIŞ ÖĞRETİM PROGRAMINDAN DEVAM EDİN”

Öğrencilerin mevcuttaki sınav programına göre çalışmalarını sürdürmesi gerektiğini ifade eden Çiğdem, “Çünkü 2024-2025 eğitim öğretim yılında dokuzuncu sınıfta Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile başlayan öğrenciler 2028’de üniversite sınavına girecek. Bu nedenle yeni öğretim programlarının sınavla nasıl ilişkilendirileceği doğal olarak merak ediliyor. Burada iki şeyi ayırmak önemli: Resmî olarak yeni müfredat doğrultusunda 2028 YKS için çalışmalar yürütüldüğü açıklandı; buna karşılık soru sayısı, testlerin yapısı veya sınavın tamamen değişeceği gibi ayrıntılar için henüz kesin bir resmî kılavuz yok. Ben öğrencilerin “sınav değişecekmiş” cümlesinden değil, açıklanmış öğretim programından hareket etmesini daha doğru buluyorum” dedi.

“BUGÜNDEN YAPILACAK EN İYİ HAZIRLIK…”

Yeni program ile yalnızca bilgiyi öğrenmenin yeterli olmadığını onu kullanabilme becerisinin de kazanılması gerektiğini ifade eden Çiğdem, “Yeni program yalnız bilgi listesini değil; becerileri, öğrenme çıktıları arasındaki ilişkileri ve bilginin farklı durumlarda kullanılmasını da öne çıkarıyor. Bu, öğrencinin sadece konu notunu ezberleyip çok sayıda benzer soru çözmesi yerine, kavramı neden öğrendiğini ve başka bir problemde nasıl kullanacağını anlamasını daha değerli hâle getiriyor. Bugünden yapılabilecek en iyi hazırlık, her derste “Bu bilgiyi farklı bir soruda kullanabilir miyim?” diye kendini test etmek. Sınavın biçimi ne olursa olsun, sağlam kavram bilgisi ve ilişki kurma becerisi öğrencinin elindeki en güvenli sermayedir” ifadelerini kullandı.

10 VE 11’İNCİ SINIF ÖĞRENCİLERİNE TAVSİYELER!

10 ve 11’inci sınıf öğrencilerine tavsiyelerde bulunan Çiğdem, “Önce okul müfredatını geriden sürüklememeli. Yeni programın kazanım veya öğrenme çıktıları tam oturmadan yalnız sınav kaynaklarına yönelmek ileride boşluk yaratabilir. Ben okul konularını düzenli takip etmeyi, her ünite sonunda kısa bir seviye kontrolü yapmayı ve yanlışları sadece doğru cevaba bakarak değil neden yanlış yaptığını yazarak incelemeyi öneriyorum. Öğrenci aynı zamanda TYT’de ihtiyaç duyacağı okuma, temel matematik ve problem çözme becerilerini uzun vadeli biçimde geliştirebilir. Böylece 12. sınıfa geldiğinde sıfırdan temel kurmak yerine sınav pratiğini güçlendirmeye zaman ayırır” diye konuştu.

“MEB’İN AÇIKLAMALARI TAKİP EDİLMELİ”

MAKSİMUM VİP Akademi olarak MEB’in açıklamalarını takip ettiklerini ve öğrencilerin de bu şekilde hareket etmesi gerektiğini ifade eden Çiğdem, “Bizim için kritik nokta resmî açıklamalarla söylentiyi birbirinden ayırmak. Öğrenciye “2028’de kesin şu olacak” demek yerine, MEB öğretim programını ve ÖSYM’nin yayımladığı resmî sınav çerçevesini takip etmek gerekir. Eğitim planında öğrencinin okul kazanımlarını, deneme verilerini ve temel becerilerini birlikte izlemek daha güvenli. Resmî değişiklik geldiğinde çalışma planı güncellenebilir; ama her sosyal medya yorumunda sistemi baştan değiştirmek öğrencinin ritmini bozar. Belirsizlik döneminde esnek olmak, sürekli yön değiştirmek demek değildir” şeklinde konuştu.

“ETİKET BİR KİTABI DOĞRU KAYNAK YAPMAZ”

Kaynak seçimi sırasında kaynağın etiketine değil öğrencinin seviyesiyle uyumlu olmasına dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çeken Çiğdem, “2028 YKS özel kaynağı” etiketi tek başına bir kitabı doğru kaynak yapmaz. Kaynağın öğrencinin sınıf düzeyine, okulda gördüğü programa ve mevcut seviyesine uygun olması gerekir. Önce resmî müfredatla uyum, sonra soru kalitesi ve öğrencinin ihtiyacı değerlendirilmelidir. Öğrenci temeli oturmadan ileri düzey kaynakla zorlanıyorsa kaynağın güncel olması da sorunu çözmez. Kaynak seçimini marka veya kapak yılı üzerinden değil, öğrencinin hangi öğrenme eksiğini kapatacağı üzerinden yapmak daha anlamlıdır” dedi.

“KAYNAĞIN RESMİ OLUP OLMADIĞINA BAKIN”

Öğrencilerin sınav sistemi ile ilgili her duyduğu bilgiye inanmaması gerektiğini ifade eden Çiğdem konuşmasını şu ifadeler ile noktaladı:

“Kaynağın resmî olup olmadığına bakın. MEB, ÖSYM ve yayımlanmış öğretim programları birinci el kaynaklardır. “Sınav tamamen değişiyor”, “şu test kalkıyor” veya “artık sadece beceri sorulacak” gibi kesin cümleler resmî açıklama olmadan paylaşılmışsa bunları planın temeline koymamak gerekir. Öğrenci için en yorucu şey bazen sınavın kendisi değil, her hafta değişen söylentiye göre programını değiştirmektir. Bilgi doğrulama, 2028’e hazırlanmanın akademik olduğu kadar dijital bir becerisidir

Günün Diğer Haberleri