Eğitimde uzmanlık yalnızca uzun yıllardır faaliyet göstermek veya çok sayıda içerik üretmek anlamına gelmiyor. MAKSİMUM VİP Akademi Kurucusu Eğitimci Sertan Üze’ye göre uzmanlık, deneyimi bugünkü öğrenciye doğru karar olarak aktarabilmek.
“BİR ÖĞRETMEN ALANI ÇOK İYİ BİLEBİLİR AMA…”
Bir öğretmenin alanına hakim olmasının tek başına yeterli olmadığını aktaran Üze, “Bir öğretmen alanını çok iyi bilebilir; kurumun görevi bu bilgiyi öğrencinin seviyesine uygun biçimde ulaştıracak sistem kurmaktır. Sınıf dersi, birebir müdahale ve deneme verisi birbirinden kopuksa uzmanlık öğrenciye tam yansımaz. Deneyim sorunlara tek kalıp cevap vermek değil, hangi öğrencide hangi yaklaşımın işe yaradığını daha hızlı ayırt edebilmektir. Biz MAKSİMUM VİP Akademi’de eğitim yaklaşımını yalnız sloganlarla anlatmak yerine; öğretmen, rehberlik, deneme analizi ve kişiye özgü takip arasındaki ilişkiyi açık biçimde göstermeyi önemsiyoruz” dedi.
“KURUMSAL UZMANLIK BİLGİNİN TEK KİŞİYE BAĞLI KALMAMASINI SAĞLAR”
Bir eğitim kurumunun başarısının yalnızca bir öğretmene bağlı kalmaması gerektiğini belirten Üze, “Çok güçlü öğretmen kurum için büyük değerdir; ancak kurumsal uzmanlık bu bilginin tek kişiye bağlı kalmamasını sağlar. Öğretmen, rehberlik ve deneme sistemi birbirinden haberdar olduğunda öğrencinin deneyimi daha tutarlı olur. Bir öğretmen ayrıldığında sistem tamamen çöküyorsa kurumsal hafıza zayıftır. Uzman kurum, bireysel uzmanlığı ortak işleyişe dönüştürebilen kurumdur. Bu, öğretmeni değersizleştirmez; tam tersine öğretmenin katkısının öğrencinin bütün programına yansımasını sağlar. Yıllar içinde karşılaşılan öğrenci sorunlarını sadece hatırlamakla değil, bunlardan süreç öğrenimi çıkarmakla. Hangi öğrenci profilinde hangi destek işe yaradı, hangi program sürdürülemedi, hangi iletişim biçimi sorun çıkardı? Bu deneyim toplantılar, ortak çalışma yöntemleri ve veri kullanımıyla kurum içinde paylaşılırsa hafıza oluşur. Ama geçmişte işe yarayan yöntemi bugüne aynen uygulamak da doğru değil. Hafıza, geçmiş bilgiyi bugünkü öğrenciye uyarlayabilme becerisidir” diye konuştu.
“VELİ AKIŞI GÖRDÜĞÜNZDE UZMANLIK SOMUTLAŞIR”
Bir öğrenciye sunulan eğitime ilişkin somut örnekler verilmesi gerektiğini belirten Üze, “Kurum “kişiye özel takip yapıyoruz” diyorsa bunun nasıl çalıştığını anlatabilmeli. Deneme sonucundan hangi karar çıkıyor, rehberlik öğretmenle nasıl iletişim kuruyor, birebir destek ne zaman devreye giriyor? Veli bu akışı gördüğünde uzmanlık somutlaşır. Aynı şekilde sonuçlar paylaşılırken yalnız yüksek başarı değil, sistemin nasıl çalıştığı da anlatılmalı. Şeffaflık, kurumsal uzmanlığın önemli bir parçasıdır. Veriyi daha hızlı toplamak, öğrenci trendini görmek ve iletişimi düzenlemek için teknoloji çok faydalı. Ancak ekranın verdiği sayı pedagojik kararın kendisi değildir. Öğretmen ve rehberlik sayının arkasındaki öğrenciyi anlamalı. İyi teknoloji, insan kararını destekler; insanı devre dışı bırakmaz. Kurumsal uzmanlık da bu dengeyi kurabilmektir: veriyi kullanmak, ama öğrenciyi sadece veriye indirgememek” ifadelerini kullandı.