YKS öğrencileri yıl içinde farklı kurum ve yayınların denemelerine giriyor. Çeşitli yayın evlerinin çıkardığı sınavlar öğrencinin karşısına farklı dönemlerde çıkabiliyor. Eğitimci Sertan Üze’ye göre amaç bu denemeler arasında “hangisi gerçek YKS’ye en yakın?” tartışmasına takılmak değil; farklı ölçümlerde tekrar eden güçlü ve zayıf sinyalleri görmek.

“TEKRAR EDEN SORUN, TEK BİR NETTEN DAHA DEĞERLİ”

Çeşitli yayınevlerinin denemerini çözmenin daha doğru olduğunu ifade eden Üze, “Kapsam, soru dili, zorluk dağılımı, öğrencinin o günkü durumu ve denemenin uygulandığı dönem sonucu etkileyebilir. Bu yüzden bir denemede 70, diğerinde 80 net yapan öğrencinin “gerçek neti” tam olarak bu iki sayıdan biri değildir. Ben birkaç ölçümün eğilimine bakmayı daha doğru buluyorum. Branş bazında tekrar eden sorun, tek bir toplam netten daha değerli bir sinyal olabilir. Markaları yarış atı gibi sıralamak yerine her sınavı kendi verisi içinde okumak gerekir. Öğrencinin hangi konularda hata yaptığı, süre dağılımı ve soruyu yorumlama biçimi daha anlamlı. Bir sınavda matematik zor geldiğinde toplam sıralama farklılaşabilir; başka bir sınavda Türkçe belirleyici olabilir. Sonuç ekranındaki yüzdelik veya sıralamayı tek başına “YKS tahmini” olarak görmek yerine, öğrencinin davranışını karşılaştırmak daha sağlıklı” şeklinde konuştu.

“AYNI PROBLEM TEKRAR EDİYORSA…”

Deneme sınavlarının analizlerinin yapılması gerektiği konusunun altını çizen Üze, “Sürekli farklı denemeye koşmak öğrenciyi yalnız sonuç takip eden birine çevirebilir. Ben iki deneme arasına yanlışların incelendiği, eksik konunun tekrar edildiği ve süre stratejisinin düzeltildiği çalışma alanı koymayı önemsiyorum. Yeni deneme, önceki sınavdan çıkarılan kararın işe yarayıp yaramadığını test  Soru dili mi farklı, belirli konu dağılımı mı öğrencinin zayıf alanına denk geliyor, süre mi yetişmiyor? “Bu yayın bana göre değil” demeden önce birkaç sınav ve branş analizi görmek daha doğru. Aynı problem tekrar ediyorsa bu, öğrencinin farklı soru biçiminde kullanamadığı bir bilgiye işaret edebilir. O zaman kaçınmak yerine o beceriyi çalışmak daha değerlidir. Biz sonuçları aynı cetvele zorla eşitlemek yerine, tekrar eden davranışlara bakıyoruz. Örneğin farklı üç denemede de geometri süresi uzuyor veya paragrafta son bölüm boş kalıyorsa yayın değişse bile sinyal aynı. Öğretmen ve rehberlik bu ortak noktayı çalışma planına taşıyabilir. Böylece marka adı değil, öğrencinin verisi karar veriyor. Önce sınavın kapsamına, öğrencinin branşlarına ve hata türlerine bakmak gerekir. Sonuç düştüğünde panik yerine “Nerede değişti?” sorusu daha işlevsel. Denemeler eğitim aracıdır; her hafta öğrencinin değeri hakkında karar veren bir mahkeme değil” dedi.